Connect with us

Hikayeler

Testere ve Yılan Hikayesi

Published

on

Bir yılan marangoz dükkanına girer ve köşeyi döner dönmez testereyi görür ve ona doğru ilerler. Testereye temas edince biraz yara alır. O anda dönerek tepkiyle testereyi ısırır ve bu sefer de ağzını çok fena keser.

Sonra ne olduğunu anlamayan yılan testerenin kendisine saldırdığını düşünüp testereyi bütün gücü ile çepeçevre sararak onu öldürmek ister. Çok acıdır ki yılan kendini testere ile vahşi bir şekilde öldürür.

Hayatta bazen öfke ile hareket edip bizi inciteni biz de incitmek isteriz. Ama aslında farkında olmadan kendi kendimizi harap ederiz. Bu yüzden nefret ve öfkeye zor olsa da sevgi ile karşılık vermeliyiz.

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hikayeler

Deliler Namaza Durursa..

Published

on

Bir gün akıl hastanesinde deliler Namaza başlamış, doktorlar şaşırmış.

Delilerle alay etmek için fırsat arayan müdür delileri dışarı çıkarıp

-Sizi Hacı yapacağım. Demiş.

Deliler sevinmiş.

Müdür delileri binanın etrafında dönmelerini ve bunun çok sevap olacağını tavaf etmiş olacaklarını söylemiş.

Hepsi dönmeye başlamışlar.

Aradan birkaç saat geçince müdür masasında oturmuş çayını içerken

birden pencereden içeri taşlar yağmaya başlamış.

Kafa kırık, göz patlak bir halde çıkıp bağırmış müdür:

-Ne Yapıyorsunuz sizzz?

Delilerden gelen cevap

“Tavafımız bitti şimdi şeytan taşlıyoruz “….

Continue Reading

Hikayeler

Kınalı Hasan’ın Mektubu

Published

on

Çanakkale’nin köylerinden cepheye giden Hasan’ın öyküsüdür bu. Hasan’ın saçının bir yanı kınalanmıştır. Bunu gören komutanı Hasan’a: “Hiç erkek kınalanır mı?” diye sorar. Hasan da cepheye gelmeden anasının kınaladığını söyler. Komutan bunun nedenini annesine sormasını söyleyince Hasan anasına mektup yazar.

“Anacığım,
Kardeşlerimi askere gönderirken başlarına kına yakma, mahçup oldum. Zabit efendi bana sordu cevap veremedim.
Niye benim saçımı kınaladın?
Kardeşlerim de cevap veremeyip mahçup olmasınlar.

Oğlun Hasan.”

ANNESİNİN HASAN’A YAZDIĞI MEKTUP

“Ey gözümün nuru Hasan’ım,

Köyümüzde rahat rahat oturalım mı? Vatan sevgisi içimizde alev alev yanıyor. Sen ecdadından, babandan aşağı kalamazsın…
Ben, senin anan isem beni ve seni Allah yarattı, vatan büyüttü.
Allah, bu vatan için seni besledi. Bu vatanın ekmeği iliklerinde duruyor.

Sen bu ailenin seçilmiş bir kurbanısın…
Hasan’ım söyle zabit efendiye, bizim köyde kurbanlık ayrılan koyunlar kınalanır. Ben de seni evlatlarımın arasından vatana kurban adadım. Onun için saçını kınalamıştım… El-hükmü billah. Allah, seni İsmail Peygamber’in yolundan ayırmasın. Seni melekler şimdiden rahmetle anacaktır.

Gözlerinden öperim…
Anan Hatice”

(Bu Hasan’ın son mektubudur. Annesinden aldığı mektup ve tamamlayamadığı şiir öldüğünde üzerinde bulunacaktır.)

(Şiir:

“Anam yakmış kınayı adak diye,
Ben de vatan için kurban doğmuşum. Anamdan Allah’a son bir hediye,
Kumandanım ben İsmail doğmuşum.” )
….
Bu vatan size minnettardır..

Continue Reading

Hikayeler

Akrep ve Kurbağanın Dostluğu

Published

on

Akrep nehrin kenarında durmuş karşı kıyıya bakmaktadır.
Geçmek istemekte ama suyu geçmek için yaratılmamıştır, korkar.

Dostu olan kurbağaya seslenir:
Kurbağa kardeş, seninle dostuz biz,
dostluğumuz hatırına beni karşı
kıyıya geçirir misin?

Kurbağa kendinden emin bir şekilde:
Yapamam akrep kardeş, evet seninle biz dostuz ama uzak durmalıyım senden.
Sen bir akrepsin ve zalim bir iğnen var, çekinirim senden.
Akrep, kurbağanın endişesini anlar, ama vazgeçmemiştir.

Bak kurbağa kardeş;
şimdi sen beni sırtına alıp karşıya geçirirken seni sokabilir miyim hiç?
Bunu ancak bir aptal yapar. Ben yüzme bilmem ki, seni sokarsam ben de boğulur ölürüm.
Mantıklı gelmiştir kurbağaya. Hem eski dosttular, neden soksun ki? Kabul eder.

Akrep yaklaşır ve kurbağanın sırtına biner.
Suyu geçmeye başlamışlardır yavaş yavaş.
Derken, tam da suyun ortasında, kurbağa sırtında bir yanma hisseder. Akrep sokmuştur.

Acı içerisinde başını çevirir:
Neden? Neden yaptın bunu, bak şimdi sen de boğulup öleceksin…

Akrep üzgün ve pişman bir şekilde şöyle der:
Elimde değil.
İŞTE BENİM TABİATIM BU…

Continue Reading

Trending