Connect with us

Genel

Namazda Esneyenlere Önemli Hatırlatma

Published

on

Esnemek, uykusuzluk, yorgunluk veya can sıkıntısı sebebiyle kişinin istem dışı bir şekilde, ağzını açarak uzunca nefes alıp vermesidir. Bu hâl, bir bakıma dalgınlık ve gaflet göstergesidir.

Halk arasında “hapşırma” diye de bilinen “aksırma” ise, nefes kaslarının basınçlı hareketiyle, kişinin içerisindeki havayı bir anda ağız ve burun yoluyla şiddetlice dışarı atmasıdır. Aksırmak vücûtta meydana gelen bir zorlama sonucu olur ve bu ihtiyâcı duyan kimse aksırdığı an ferahlar. Dolayısıyla bu durum esnemenin aksine vücût için bir zindelik vesilesidir. Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- de aksırmanın Allâh Teâlâ’nın hoşlandığı bir durum olduğuna, esnemenin ise şeytandan geldiğine dikkat çeker

“Biriniz esneyeceği zaman gücü nisbetinde onu gidermeye çalışsın. (Ağzını açarak hâh demesin) . Çünkü bir kimse esnediğinde şeytan ona güler. ”(Buhârî, Edeb, 125)

Hadis-i şerifte şeytandan geldiğine dikkat çekilen esneme, genellikle çok yiyip içmek, karnı tıka basa doldurmak, hareketsizlik ve uyku hâlinin öne geçmesi gibi durumlardan kaynaklanır. Ayrıca esnemeye sebep olan durumlardan her biri şeytanın hoşlandığı işlerdir. Bu sebeple esnemek uygun bir davranış değildir. Mümkün mertebe önüne geçilmesi, her şeye rağmen engellenemediği durumlarda ise ağzın el ile kapatılması gerekir.

Gaflet sebebiyle meydana gelen esnemeden kurtulmanın değişik yolları vardır. Özellikle namazda esnememek için şu hususlara dikkat etmek lâzımdır:

– Tuvalet âdâbına riayet etmek, Her namaz için yeni bir abdest almak, İftitah tekbiri alırken elinin tersiyle masivayı arkaya attığının farkında olmak, Euzü besmeleyi şuurlu bir şekilde söylemek.

Namazda esnemek ise çirkin bir davranıştır. Hele bir de esnerken garip sesler çıkarmak daha da çirkindir. İnsan ne yapıyorsa onun hakkını vermeli, kendi anlamına uygun olarak yapmalıdır. Özellikle namaz kılan bir kişinin esnemesi veya gerinmesi, onun namazdan bir şey anlamadığını ve ne yaptığını bilmediğini göstermeye yeter. Böyle şuursuzca kılınan bir namaz, çevresindekileri rahatsız edeceği gibi, insanı da Kur’an’da belirtilen, “fuhşiyat ve münkerattan” da alıkoymaz. Yani insanın yapabileceği kötülüklerden ve çirkinliklerden engellemez.

Bu sebeple, hadisi şeriflerde belirtildiği gibi, vakti girer girmez, ertelenip yorgunluk ve tembellik basmadan o vaktin namazı kılınmalıdır. Nitekim, şeytanın insanı oylayıp namazı ertelettiği hususunu daha önce belirtmiştik. Böyle, kendisine gaflet gelmiş ve rehavet çökmüş olarak namaza duran bir kişinin, önce kimin huzuruna çıktığını çok iyi bilmesi ve namazını da bir o kadar uyanık ve dinç kılması gerekir.

Binaenaleyh, Peygamberimizi (asm), insanın böyle, gafilce namaz kılmasını hoş görmediği için, değişik şekillerde ikaz etmiş ve namazda esnemenin şeytandan olduğunu belirtmiştir. Nitekim, Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edilen bir hadisi şerifte, normal zamanda bile esnemenin şeytanından olduğunu belirterek şöyle buyurmuştur:

“Esnemek şeytandandır. Binaenaleyh sizden herhangi biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu tutsun.”[Müslim, Zühd, 56, (2994); Tirmizi, Salât, 273/370; A. Hanbel, Müsned, II/397, 517]
Ebu Saidi’l-Hudri kanalıyla gelen bir hadiste ise, Rasül-i Ekrem (asm)’in;

“Biriniz namazda iken esneyeceği zaman gücü yettiği kadar esnemeyi hapsedip tutsun, çünkü şeytan girer.”[Müslim, Zühd, 57, (2995), 58, 59]
buyurduğu rivayet edilmektedir.

Hadisi şeriflere bakıldığı zaman, her iki hâlde de insanın esnemeyi hapsetmesi, gerek namazda gerekse, içinde bulunduğu toplumda, ağzını sonuna kadar açarak esnemekten kaçınması emredilmektedir.
Müslüman her yerde âdâbı muaşeret kurallarına uyan, nazik ve kibar bir insan olmak durumundadır.

Çünkü kişinin yaptığı iyi veya kötü (özellikle kötü olan) bir davranışı, temsil ettiği din ile bağlantılı olarak değerlendirilmektedir. Bu yüzden insanların en nazik davranışlı olanı Sevgili Peygamberimiz (asm), Müslüman’ın davranışlarına dikkat etmesi, kendini daima kontrol altında tutmasını ve başkalarına tiksinti verebilecek şekilde ağzının içini göstermemesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bunun yanı sıra, ağzını alabildiğine açıp yayarak esneyen bir insanın, o anda kısmen müdafaasız kaldığını bildiği için, içeri girebilecek mikroplara ve diğer istenmeyen şeylere karşı da bu hadisi şerifi ile uyarmıştır.

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

İhtiyar Adam ve Hızır (A.S) Hikayesi…

Published

on

Bir gün Hızır (a.s.) hamamda yıkanan bir ihtiyarın yanına yaklaşmış.

İhtiyar kendi kendine yıkanmaktaymış.

Hızır demiş ki:

– Ey ihtiyar! Gençliğinde yaşlılara yardım etseydin şimdi şu gençler de sana yardım ederlerdi.

İhtiyar adam şöyle cevap vermiş;

-Ben gençliğimde yaşlılara yardım ederdim ama zamane gençliği şimdilerde yardım etmez olmuş.

Hızır (a.s.) bir taraftan ihtiyar adamın sırtını keselerken bir taraftan da konuşmaya devam etmiş:

-Demek ki yaptığın yardımları içinden gelerek yapmamışsın, Allah’ın sevgisini kazanamamışsın, yoksa ettiğin o hayrı neden görmeyeceksin ki?

İhtiyar adam şöyle demiş:

-Eğer yaptığımı Allah için yapmasaydım, O’nun sevgisini kazanmasaydım, Allah bugün benim sırtımı Hızır’a keseletir miydi?

Hızır (a.s.) duydukları karşısında çok şaşırmış.

-Allah’ım demiş, bana verdiğin Seni sevenlerin listesinde bu ihtiyarın adı yok, bu nasıl olur?

Yüce Allah şöyle demiş: “Ey Hızır! Biz, bizi sevenlerin listesini sana verdik ancak bizim sevdiklerimizin listesi bizim yanımızdadır…

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî der ki; İnsanın kalbinde saklı öyle şeyler vardır ki verdikçe çoğalır,

Bu hazinelerin başında SEVGİ gelir.

İşte bir dostun bir dosta verebileceği hediyelerden bazıları şunlardır ki; Gönlü rahatlatacak bir

TEBESSÜM! …

Kalbe kuvvet verebilecek bir TATLI SÖZ! …

Morali düzeltecek bir TAKDİR! …

Neşesini yerine getirecek bir ŞAKA! …

Kızgınlığını söndürecek bir HOŞGÖRÜ! …

Hoşa gidecek bir güzel DAVRANIŞ! …
ALLÂH’ın Râhmetini çekecek bir HAYIR DUA

Continue Reading

Genel

Bir Avuç Çekirdekle Şifa Buluyorlar…

Published

on

Depresyonun tedavisi çekirdek çitlemek
Dr.Ay çekirdekleri kolaylıkla bulunabilen ve yüksek kalorili şekerlerin veya diğer daha az sağlıklı atıştırma alternatiflerinin yerine geçebilen bir yiyecek olarak ön plana çıkıyor. Bir avuç ay çekirdeği tüketilmesi, günlük gıda alımının besin değerini arttırmada önemli rol oynuyor.

Ay çekirdekleri B1, B5, E ve folik asit içeriyor. Aynı zamanda önemli mineraller arasında yer alan bakır, magnezyum, selenyum ve fosfor açısından da sağlıklı bir besin sunuyor. Yalnızca çeyrek fincan -dört yemek kaşığı- kadar çekirdek, bu önemli besinlere olan günlük ihtiyacınızın yarısından daha fazlasını karşılayabiliyor. Ay çekirdeklerinde bulunan yağ da, iyi kolesterolü artırabilen, kalp ve kardiyovasküler sistemini koruyan kalp dostu yağlardan. Devam edin

Panik atak ve depresyon tedavisinde yardımcı Ay çekirdeği, besinler arasında özellikle E vitaminiyle güçlü bir antioksidandır, kardiyovasküler sağlığın korunmasına yardımcı olduğu gibi, çeyrek fincan ay çekirdeği tavsiye edilen günlük E Vitamini alımının yüzde doksanını karşılıyor. Kardiyovasküler sağlık ve kolesterol korumaya yardımcı olan diğer besinler arasında lignan, arginin ve fenolik asitler de yer alıyor. bu besinlerin alımını artırmanın faydalarını gösteren birçok araştırma yapılmaktadır.Devam edin

Uzm. Dr. Baha Murat Aydoğ’a göre, Ay çekirdeğinde bulunan diğer maddeler arasında triptofan ve kolin de yer almaktadır. Aynı zamanda balkabağı çekirdeğinde de bulunan triptofan; stres, anksiyete ve depresyonun azaltılmasına yardımcı olabilir. Kolin ise özellikle hafızanın iyileştirilmesine yardımcı olarak beyin fonksiyonlarının artırılmasına destek olabilir. Bu zengin bitkisel, vitamin ve mineraller kombinasyonu ile ay çekirdekleri şaşırtıcı derecede besleyici bir yiyecek olarak ön plana çıkıyor.

Continue Reading

Genel

Kadınlara Nasihat

Published

on

Bu ka-dınlara d-ikkat! Sakın bunları y-apmayın İşte c-ehenneme gidecek 6 kadın. Ki-mimizin annesi kimimizin eşi yada kardeşi

Müslüman Kadınlara Nasihat.Bir gün Fatıma validemiz ile birlikte Resûlullah (sav) huzuruna giren İmam-ı Ali , Nebiyy-i Ekrem efendimizi sürekli göz yaşı döker halde görünce üzülür.

Bunun sebebini sormak ister ve sonunda o soruyu sorar!

Hz.Ali Efendimize; -Ya Resulullah , sizi böyle göz yaşı dökmeye sevk eden hadise nedir ? Ne için böyle coşkun ağlıyorsunuz ? Sorusundan sonra Peygamberimiz (sav),

-Ya Ali , Miraç gecesinde Rabbim bana Cehennemin ( küçük ) suretini gösterdi . Orada yanacak kadınların misallerini gördüm . Çeşitli azaplarla tazip olunuyorlardı .

Onun için göz yaşı dökmekteyim . diye cevaplandırdı. Hz. Ali ise; -Nasıl azap görüyorlardı ya Resulallah ? Efendimiz olayı şöyle anlatırlar,

İşte cehennem ehli diye tabir edilenlerin yaptıkları,Bir kadın gördüm saçlarından asılmış sallanıp duruyordu .

-Bir kadın gördüm , dilinden asılmış ağzından da katran dökülüyordu . -Bir kadın gördüm , göğsünden asılmış feryat ediyordu -Bir kadın gördüm , ayakları göğsüne , elleri başına bağlanmış , çevresinde yılan ve akrepler dolaşıyordu .

-Bir kadın gördüm , gövdesi eşek , başı da hınzır başı gibi .-Bir kadın gördüm , köpek şekline çevrilmiş ağzından ateş dökülüyordu .
Meleklerde dökmemesi için ateşten kamçılarla vuruyorlardı .

Tabiki bu anlatılanlar karşısında Hz. Ali nasıl bir hale bürünmüştü!

Daha fazla sabredemeyen Fatıma validemiz ise Resül ( sav ) gibi göz yaşı dökmeye başlarken ; sormaktan da kendini alamaz ve sorar : -Ya Resulallah , bu kadınların amelleri neydi , hangi hal ve tutumlarından dolayı böyle azap görmekteydiler ?

İstikbalde vaki olacak hallerin aynını bir sinema şeridi gibi müşahede eden Resulallah ( s . a . v . ) şöyle haber verir . -Ya Fatıma , bunların böyle cezaya çarpılmalarına dünyadaki şu amelleri , şu tutum ve hareketleri sebep oluştur , der ve şöyle sıralamaya başlar tarif eder,

İşte o 6 kadın ve sebepleri,

1 – Saçından asılı kadının günahı , saçını örtmeyişi , namahremden korunmayışıdır . Örtmekte bir marifet miymiş , demesidir .

2 – Dilinden asılı kadının günah ve hatası ise , diliyle kocasına eziyet edip bezdirmesi , ona cevap hakkı vermemesidir .

3 – Göğsünden asılı kadının günah ve kusuru ise , kocasının yatağından kaçması , onu yanından uzaklaştırmasıdır

Efendimiz kadınları anlatmaya devam ederler.

4 . Ayakları göğsünde , elleri de boynuna bağlı bulunan kadının günahı da , gusülsüz gezmesi cenabetten yıkanmamasıdır … Muayyen halden sonra da gusletmeyi terk etmesi gusül abdestini hafife alıp ibadetlerini yapmamasıdır .

5 . Bedeni eşek , başı da hınzır başı gibi olan kadının günahı da , devamlı yalan söylemesidir .

6 . Köpek şekline benzeyen ve ağzından ateş kusan kadının günahına da gelince , korkunç derecede komşuya haset yapması , çekememezlik halinde olması , hep komşunun ayıp ve kusuruyla meşgul olmasıdır

Resül Efendimiz daha sonra kızına şöyle buyurdu :

-Kızım Fatıma , kocasına haksız yere isyan edip , eziyette bulunan kadınlara acıyorum . Onlara çok yazık . Yapmasınlar bunları . İbadetlerini yapsın , tesettürlerine riayet etsinler .

EN KÖ-TÜSÜ NEDİR ? Resulü Ekrem ( s . a . v . ) sordu : Kadınlarınızın azdığı , gençlerinizin isyana daldığı ve sizler cihadı terk ettiğiniz zaman haliniz nice olur ? Ashab : Böyle şey olacak mı diye sorunca ( Allah ) Resulü Evet , varlığımı kudret elinde tutan (Allah )a yemin ederim ki daha kötüsü olacaktır buyurdu.
Ashab : Daha beteri nedir diye sordu . Resulullah evet diyerek şöyle konuştu: Ya Maruf ile emredip , münkerden nehyetmediğiniz zaman haliniz nice olacak ? bu soru gerçekten insanı derinden sarsmaktadır.

Ashab bu olaydan sonra iyice şaşırmıştı! Böyle şeyde mi olacak diye sorduklarında ise Allah Resulü Evet olacak dedikten sonra şunları söyledi , Evet , nefsim kudret elinde olan ( Allah )a yemin ederim ki bunun daha fenası da olacaktır .

( Allah ) teala şöyle buyuruyor : Zatıma kasem ettim , onlara öyle bir fitne ve bela veririm ki halim olanları da şaşırır

Continue Reading

Trending