Connect with us

Published

on

Türk sinemasının başarılı yönetmeni Çağan Irmak’ın merakla beklenen yeni sinema filmi ‘‘Bizi Hatırla’’, 23 Kasım’da vizyona giriyor.

Yapımcılığını Avşar filmin üstlendiği, bir Çağan Irmak filmi olan ‘‘Bizi Hatırla’’nın başrollerinde Altan Erkekli, Tolga Tekin, Özge Özberk, Binnur Kaya ve Sumru Yavrucuk yer alıyor.

Kaan (Tolga Tekin) binbir emek ve zorlukla çalışma hayatında yükselmiş, başarılı bir iş kariyerine sahip olmuştur. Eşi, iki çocuğu ve işiyle ilgilenirken, bir sahil şehrinde yaşayan babası Eşref’i (Altan Erkekli) ise biraz ihmal etmiştir. Ancak günün birinde babasının geçirdiği rahatsızlık, onu babasının yanına gitmeye zorlar, ancak yoğun işlerinden ötürü babasını İstanbul’a, evine getirmeyi tercih eder. Son derece iyi niyetli ve iyi kalpli bir insan olan Eşref bey, burada yük olduğunu hissedince geri dönmek ister. İçinde bulundukları güç durumla beraber birbirlerine ne kadar yabancılaştıklarını göreceklerdir. Bu durum Kaan için zor kararlar almayı ve sıkı bir vicdan muhasebesini gerektirecektir.

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür&Sanat

Antalya sanatta da dünya yıldızı olacak

Published

on

Turizm alanında dünyada marka şehir haline gelen Antalya, 55’inci Uluslararası Antalya Film Festivali ile sanatta da dünya yıldızı olmayı hedefliyor.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, festivali 15 yıl önce uluslararası arenaya taşıdıklarını anımsatarak, bu nedenle festivalin yurt dışı tanıtımının önem arzettiğini söyledi.

Dünyanın birçok ünlü yıldızının, yönetmeninin bu yıl Antalya’da olacağını dile getiren Türel, film forumunda atölye çalışmalarının yapılacağını, sinema gösterimlerinin gerçekleştirileceğini ve sanatçıların, yönetmenlerin izleyici ile buluşacağını aktardı.

Onur ödülleri ile yıldız sanatçılara ödüllerinin takdim edileceğini belirten Türel, festival ile bütünleşen sanatçı kortej geçişinin de her sene olduğu gibi bu yıl da renkli görüntülere sahne olacağını ifade etti.

Dünya sinemasından büyük bir hassasiyetle seçilerek festivale kabul edilen 10 filmin yarışacağını belirten Türel, “Film festivali için Antalya’ya gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerimiz, bir hafta boyunca sinemaya, sanata doyacak.” diye konuştu.

Türel, Uluslararası Antalya Film Festivali ile kentin bugün sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da konuşulan bir kent olduğuna işaret etti.

Antalya’nın turizmin dışında sanat alanında da marka kent olduğunu ifade eden Türel, sanat camiasının gözünün bu hafta Antalya’da olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Yurt dışındaki bir arkadaşımla telefonla görüştük, birçok dostunun Mısır’dan, ABD’den kendisine Antalya’da olduğuna dair mesajlar attığını, fotoğraflar gönderdiğini, dünyanın dört bir köşesinden Mısır’dan Amerika’ya kadar Antalya festivalinin konuşulduğunu ifade etti. Buna benzer pek çok dostumuzdan özellikle yurt dışında yaşayan ve yatırım yapan iş adamlarımızdan benzeri yorumları duymak, çok büyük mutluluk vesilesi.”

Yeni hedef sanatın merkezi yapmak

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduğu 2004 yılında Antalya Altınportakal Film Festivali’ni uluslararası arenaya taşıdığını ifade eden Menderes Türel, “Bir işi yapıyorsak, onu en iyisini yapma prensibi ile hareket ediyoruz.” dedi.

Festivalin 15 yılda önemli bir mesafe kaydettiğini belirten Türel, “Dünyanın en önemli sinema yazarları, ‘Antalya Cannes’ı yakaladı, geçecek ya da geçti.’ diye yorumlar yapıyor. Dünyada en iyi film festivali neresi ise Cannes ise Cannes, Berlin ise Berlin, Venedik ise Venedik, bizim hedefimiz onları yakalayıp, geçmek. Ama daha çok katedeceğimiz yol var. Onun için büyük bir azimle ve gayretle yolumuza devam ediyoruz.” diye konuştu.

Continue Reading

Kültür&Sanat

İBB Şehir Tiyatroları, bu yıl 63 oyunu tiyatroseverlerle buluşturacak.

Published

on

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

İBB Şehir Tiyatroları‘nın 2018-2019 repertuvarını ve yeni sezon çalışmalarını paylaşacağı basın toplantısı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan İBB Kültür Daire Başkanı Rıdvan Duran, Şehir Tiyatroları’nın 105’inci yılına girdiğini ve kadim geleneğiyle dünya tiyatroları arasında parmakla gösterilen bir gurur kaynağı olduğunu söyledi.

Duran, sezon açılışını heyecanla beklediklerini dile getirerek, “Önümüzdeki hafta inşallah oyunlarımız başlayacak. Geçen yıl 29 yetişkin, 17 çocuk oyunu ile toplamda 46 oyun sahnelenmişti. İnşallah bu yıl, bu sayıya 12 yetişkin, 5 çocuk oyunu ilavesi yapılarak toplam 63 oyun sahnelenecek.” dedi.

“Geçen yıl 600 bin izleyici sayımızı bu yıl bir milyona çıkartmak istiyoruz”
Şehir Tiyatroları bünyesinde 3 yeni salon daha açılacağına dikkati çeken Duran, şöyle devam etti:

“Geçen yıl 600 bin izleyici sayımızı bu yıl bir milyona çıkartmak istiyoruz. Esenler’deki, Üsküdar’daki ve Sultangazi’deki yeni tiyatro salonlarımızla İstanbullulara hizmet vermiş olacağız. Sanatçılarımızı daha fazla izleyiciyle buluşturacağız. Ayrıca bu sene İstanbul içi diğer ilçelerde turneler düşünüyoruz. Bu turnelerle birlikte ulaşamadığımız nokta da kalmasın istiyoruz.”

Rıdvan Duran, bu yıl yerli ve milli oyun sayısını biraz daha artırmak istediklerini belirterek, “İstanbul’daki ve Türkiye’deki iddialı senaristlerimizden de talebimiz var. Repertuvar kurulumuza yeni senaryolar bekliyoruz. Yeni senaryoları değerlendirip, sahnelemeye de hazırız.” diye konuştu.

2018-2019 sezonu oyunları Toron Karacaoğlu anısına sahnelenecek
Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Süha Uygur da 2018-2019 tiyatro sezonu oyunlarının kısa bir süre önce vefat eden Toron Karacaoğlu adına oynanacağını ifade etti.

Uygur, bu sene repertuvar dışındaki oyunların yanı sıra henüz proje aşamasında olan bir kaç oyunun da sürpriz olarak seyirciyle buluşabileceğini aktardı.

Şehir Tiyatroları’nın 105’inci yılına girmesi sebebiyle pasta da kesilen toplantıya ayrıca Şehir Tiyatroları Müdürü Necip Sedat Çakır, Sahne Yöneticisi ve Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Tolga Yeter, Şehir Tiyatroları Müdür Yardımcıları, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları ile Nilgün Kasapbaşoğlu, Sinan Bengier, Zihni Göktay, Ertuğrul Postoğlu, Yıldıray Şahinler, Mazlum Kiper, Süeda Çil ve Nergis Çorakçı gibi pek çok tiyatro sanatçısı katıldı.

3 Ekim’de başlayacak 2018-2019 tiyatro sezonunda sahnelenmesi planlanan oyunlar ise şöyle:

“Ocak’ta Bahar”, “Tatlı Kaçık”, “Felatun Bey ile Rakım Efendi”, “Can Yeleği”, “Uzlaşma”, “Vahşi Batı”, “İki Efendinin Uşağı”, “Amanvermez Avni”, “İblis”, “Hastalık Hastası”, “Koca Sinan”, “Tatar Ramazan”, “Yaygara 70”, “Söz Veriyorum”, “Uzun Hikaye”, “Hamlet”, “3. Richard”

Bu yıl, çocuk seyircilerle buluşması için hazırlanılan repertuvarda da, “Keloğlan”, “Yaşayan Sayfalar”, “Rüya”, “Güzel ve Çirkin”, “Peri Kızı Müzikali” ve “Uzay Gezginleri” oyunları yer alıyor.

Continue Reading

Kültür&Sanat

Kont Dracula’nın esir tutulduğu Tokat Kalesi turizme kazandırılacak

Published

on

Tokat Valiliği ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Tokat Kalesi’nin turizme kazandırılması amacıyla 2009 yılında restorasyon çalışmaları başlatıldı. Çalışmaların ilk etabı 2010’da sona ererken, ikinci etaba ise 2,5 ay önce başlandı. Çalışmalar kapsamında, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde savunma amaçlı kullanılan kalenin burçları sağlamlaştırılarak, çevresinde kazı çalışmaları yapıldı. 3 arkeolog denetiminde yapılan çalışmalarda erzak küpleri, askeri barınak ve 2 zindan bulundu. Zindanlardan birinde, 1431- 1476 yıllarında yaşayan Eflak Beyliği Prensi Kont Dracula’nın esir tutulduğu ileri sürüldü.

Tokat Kalesi’nin kesin tarihinin bilinmediğini kaydeden İl Kültür Turizm Müdürü Adem Çakır, “Son yapılan çalışmalarda Perslere kadar uzandığını söylememiz mümkün. Bu da milattan önce 2 bin yıllarda bu bölgenin, kale olarak kullanılmasının göstermesi açısından önemli bir değer. Kale; Persler, Hititler, daha sonra Roma, Bizans, Danişmedli, Selçuklu, Osmanlı olarak günümüze kadar gelmiş. Kalenin fiziki ve coğrafi konumu, bölgeye hakimliği öne çıkmış. Burada kurulan bir garnizon ile güvenlik kurulmaya çalışılmış. Özellikle Roma döneminde gelindiğinde bu çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Roma medeniyetinin en önemli özelliklerinde bir tanesi yoldur; yol güvenliği ve ulaklarıdır. Tokat Kalesi de bu ana garnizonlardan bir tanesidir. Tokat ile Roma’yı 2 ayda kat eden atlıların olduğu söyleniyor. Fatih döneminde ise Karakübrüğü tesis edilmiş. Doğudan gelip Avrupa’ya gitmek isteyen bütün kervanlar Tokat’a uğramak zorundaydı. Çok ciddi bir hareket vardı. Onun için de bir güvenlik lazımdı. Bu kale de o zaman yine askeri garnizon olarak hizmet vermiş” diye konuştu.

‘Kazıklı Voyvoda’ olarak da bilinen Kont Drucala’nın, Tokat’ta yaklaşık 4 yıl kaldığını kaydeden Çakır, “Bugünkü Romanya, o zaman ki Osmanlı’nın Eflak vilayetinin beyinin oğludur. Kont Dracula, o zamanlar Edirne’deki sarayda Fatih ile birlikte büyüdü. Ancak Fatih, tahta çıktıktan sonra bunu çevreleri rahat bırakmamış, fitne sokmuşlardır. Fatih, Kont Drucala’yı yani bilinen deyimiyle ‘Kazıklı Voyvoda’yı zorunlu ikamete Tokat’ta göndermiştir. Zaman zaman kalede tutulduğu, zaman zaman da şehirde bir konakta yaşadığı bilinmektedir. Tokat’taki yaşam süresi 4 yıl kadardır” dedi.

600 gün sürecek restorasyonun proje hazırlığına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydeden Çakır, şunları söyledi:
“Kalemizle ilgili olarak Afet Müdürlüğümüzün yaptığı bir proje var. Ayrıca Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’ne hazırlatılan proje çerçevesinde kalenin dış surları, dehlizler, yapı toprak altında kalmış göremediğimiz yapı elemanlarını araştıran bir projede uygulandı; bu sene raporunu bekliyoruz. O raporlar ışığında restorasyon birleştirilecek. Belediyenin de kale eteğindeki yerleşim yerlerini afet bölgesinin yeniden dönüştürülmesini sağladıktan sonra çok güzel bir konuma kavuşacak. Ama şimdilik biz restorasyon ve güçlendirme projesinin bitmesini bekliyoruz. Kalemiz şehrimiz için en önemli teras ve seyir noktası. Şu anki haliyle bile oldukça yoğun bir ziyaretçisi var. Bizim hayalimiz kalede sosyal donatı alanlarını oluşturmak, içindeki yapıları ona göre işlevlendirmek. Tokat Kalesi’nin kendi tarihini bütün geçmişi ile birlikte gün yüzüne çıkartmak ve onu anlatabileceğimiz mekanlar oluşturmak temel hedefimiz.”

Continue Reading

Trending